OECD: Sanayi Teşvikleri 2024’te Rekor Seviyeye Ulaştı

OECD, sanayi teşviklerinin 2024’te 2008-2009 krizinden sonra en yüksek seviyeye ulaştığını açıkladı.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), dünya genelinde 15 sanayi sektörüne yönelik devlet desteklerinin 2024 yılında, 2008-2009 yıllarında yaşanan küresel finansal krizden sonraki en yüksek seviyeye ulaşacağını açıkladı.

OECD’nin, dünya çapındaki en büyük 525 sanayi şirketinden elde ettiği verilere dayanarak yaptığı analize göre, 15 önemli sanayi sektöründe toplam sübvansiyonlar 2024’te şirket gelirlerinin yüzde 1,3’üne ulaşarak toplamda 108 milyar dolara ulaşacak. Bu oran, kayıtların tutulmaya başlandığı günden bu yana en yüksek ikinci seviyeyi temsil ediyor ve 2009’daki küresel finansal kriz sonrası görülen en yüksek sübvansiyon miktarına eşdeğer.

2009 yılında toplam sübvansiyonlar, şirket gelirlerinin yüzde 1,3’ünü oluşturuyordu.

2024 yılında sübvansiyon seviyeleri, çoğu bölgede artış gösterirken, Çin’deki firmalar, diğer ülkelerdeki rakiplerine kıyasla daha fazla destek almaya devam etti. Çinli şirketler, 2005-2024 yılları arasında OECD ülkelerindeki firmalardan ortalama olarak üç ila sekiz kat daha fazla devlet desteği sağlandı.

Son 20 yıl içinde büyüyen firmaların küresel pazar payındaki artışların yaklaşık yüzde 22’sinin bu teşviklerle bağlantılı olduğu belirtilirken, bu oran Çinli firmalar için yüzde 60’a kadar çıkmaktadır. Ancak, bu sübvansiyonlar firmaların pazar paylarını artırmasına rağmen, verimlilik veya karlılıkta kayda değer bir artış sağlamadığı da vurgulanıyor.

Yenilenebilir enerji ekipmanları, yarı iletkenler ve ağır sanayi, en fazla sübvansiyon alan sektörler arasında öne çıkmaktadır.

OECD Genel Sekreteri Mathias Cormann, bu verilere ilişkin değerlendirmesinde, büyük ölçekli ve sürekli sanayi sübvansiyonlarının küresel piyasaları bozabileceğini, haksız rekabet avantajları yaratabileceğini ve arz fazlasına yol açabileceğini ifade etti. Cormann, “Sübvansiyonların küresel piyasaları nasıl etkilediğini izlemek ve analiz etmek için güvenilir verilere ihtiyaç vardır. OECD veri tabanı, ülkelerin bu zorluklarla ilgili ortak bir anlayış geliştirmesine yardımcı olurken, açık pazarların ve kurallara dayalı ticaretin avantajlarından ödün vermeden küresel ticaret sistemini daha adil ve işlevsel hale getirmek için koordineli çabaların önünü açmaktadır,” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu