DFDS: Türkiye’de Yeni Fırsatlara Açığız ve Mutluyuz
DFDS, Türkiye’deki yatırımlarından memnun olduğunu ve yeni fırsatlara açık olduklarını belirtti.
Ekonomi Gazetesi yazarlarından Vahap Munyar, DFDS’in Başkan Yardımcısı Lars Hoffmann ve Akdeniz İş Birimi Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Bozkurt ile bir araya geldi. Görüşmede, DFDS’in Türkiye’deki iş süreçleri ve geçmişi üzerine önemli bilgiler paylaşıldı.
Danimarkalı lojistik şirketi DFDS’in Türkiye’deki operasyonları, UN Ro-Ro’nun tarihçesiyle yakından bağlantılı. 1991 yılında Balkanlar’da yaşanan savaşın ardından Türk TIR’ları Avrupa’ya mal taşıyamaz hale gelmişti. O dönemde, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Saffet Ulusoy’un liderliğinde, İstanbul ile İtalya’nın Trieste kenti arasında bir ro-ro köprüsü kurma fikri geliştirildi. 1993 yılında kurulan UND Ro-Ro İşletmeleri A.Ş., şoförlerin araçlarını İstanbul’da gemiye yükleyip, kendilerinin uçakla Trieste’ye giderek araçlarını teslim almasını sağlıyordu. Zamanla şirketin adı UN Ro-Ro olarak değişti ve taşımacılık modelleri de evrildi.
UN Ro-Ro, 2007 yılında ABD’li yatırım şirketi KKR’a 910 milyon Euro’ya satıldı. 2014 yılında Esas Holding ve Actera Group tarafından aynı değer üzerinden devralındı. 2018 yılında ise DFDS, 950 milyon Euro bedelle bu şirketi satın aldı.
Kemal Bozkurt, 2011 yılından beri UN Ro-Ro’da görev yaptığını belirterek, şirketin KKR döneminden itibaren geçirdiği değişimi yakından takip ettiğini ifade etti. Lars Hoffmann’a Türkiye’ye yapılan yatırımların memnuniyet verici olup olmadığını sorduğunda, Hoffmann, “Türkiye’de UN Ro-Ro’yu almış olmaktan son derece memnunuz. Yatırımlarımız toplamda 1.5 milyar doları buldu.” yanıtını verdi. Ayrıca, mevcut konjonktürde oluşabilecek her fırsata yatırım yapmaya açık olduklarını vurguladı.
DFDS’in Türkiye’deki operasyonlarının büyük bir kısmının Türk personel tarafından yürütüldüğünü belirten Hoffmann, “Ana sermayedarımız Danimarkalı ama biz bir Türk şirketiyiz. Gemilerimizin çoğu Türk bayraklı ve personelimiz Türk.” dedi. Türkiye’de kendilerini mutsuz hissetmeyecekleri bir durumla karşılaşmadıklarını ekledi.
DFDS’in son on yılda global ölçekte yaptığı satın almalarla büyüdüğünü ifade eden Hoffmann, artık organik büyümeye daha fazla odaklanacaklarını belirtti. 2018’de UN Ro-Ro’yu satın aldıklarında filolarında 13 gemi bulunduğunu, bu sayının zamanla 20’ye ulaştığını ancak şu anda 17 gemi ile hizmet verdiklerini açıkladı. Bu gemilerin 13’ü Türk bayraklı ve Türk personel çalıştırıyor.
DFDS’in Türkiye’nin dış ticaretindeki payı hakkında bilgi veren Bozkurt, yılda 400-450 bin ünite taşıdıklarını ve karada tekerlekli yükün yüzde 40’ını üstlendiklerini söyledi. Ancak, ihracat ve ithalatın parasal büyüklüğünü hesaplamadıklarını, sadece kendi cirolarını bildiklerini belirtti. Akdeniz İş Birimi’nin 2025 yılı cirosunun 618 milyon 340 bin Euro düzeyinde olacağını ifade etti.
DFDS, Türkiye’deki istihdama da katkı sağladığını vurguladı. Ekol Lojistik’in bünyelerine katılmasıyla birlikte 3 bin personelin gruba dahil olduğunu bildirdi. Türkiye’deki operasyonlarının DFDS grubundaki büyüklüğünü ise Akdeniz İş Birimi olarak tanımladı. Bu birim, DFDS grubunun yüzde 30’unu oluşturuyor.
DFDS’in doluluk oranlarının oldukça yüksek olduğunu belirten Hoffmann, özellikle ithalat tarafında doluluk oranlarının daha fazla olduğunu ifade etti. Kapasite artırma konusunun gündeme gelmesiyle birlikte, Pendik’te bir kara terminali kurma planlarının olduğunu ve bu alanda çalışmalar yaptıklarını duyurdu. Pendik’teki kara terminalinin 50 bin metrekarelik bir alanı kapsayacağını belirtti.
DFDS’in Trieste’deki limanının kendilerine ait olduğunu ve burada önemli bir konumda bulunduklarını vurgulayan Bozkurt, yeni hatlar açma konusunda da hazır olduklarını dile getirdi. Karadeniz’e açılma planlarının olduğunu ancak mevcut jeopolitik durumun bunu zorlaştırdığını ifade etti. Ayrıca, savaşların lojistik maliyetlerini artırdığını, ancak bu durumun önceden de başlamış olan yeşil dönüşüm etkisiyle bağlantılı olduğunu aktardı.
DFDS’in İstanbul-Trieste seferlerinin ilk başladığı 1993 yılından bu yana TIR’ların gemide, şoförlerin havada olduğu dönemin devam ettiğini belirten Bozkurt, Trieste’ye her yıl 13-15 bin şoförün uçtuğunu ifade etti. DFDS, gemilerine Türkiye’nin tarihi yerlerinden isimler vermeye de devam ediyor. Gemiler arasında Gallipoli, Olympos, Aspendos gibi isimler yer alıyor.




