Denizle Bütünleşen Bir Hayat: Asaf Güneri’yi Kaybettik

Türk denizciliğinin önemli ismi Asaf Güneri, Yunanistan açıklarında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Denizle dolu bir yaşamı geride bıraktı.

Türk denizciliğinin önemli temsilcilerinden biri olan Zihni Holding Onursal Başkanı Asaf Güneri, Yunanistan’ın Sakız Adası açıklarında dostlarıyla birlikte bulunduğu tekneye kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti. Bir ömrü denizlere adayan Güneri, son anını da deniz üzerinde geçirmiş oldu.

Ege Denizi’nde, dostlarıyla birlikte geçirdiği bir günde denize girdikten kısa bir süre sonra fenalaşan Güneri’ye yapılan tüm müdahaleler yetersiz kaldı. Hayatını kaybettiğinde yanında, yıllarca iş yaptığı Yunan meslektaşları da bulunuyordu. Bir denizci için belki de en anlamlı veda buydu; kariyerinin altmış yılını gemiler ve deniz ticaretiyle geçiren bir insan, hayatının son anını da dalgaların arasında yaşadı.

Bu haber, Türk denizcilik camiasında derin bir üzüntüyle karşılandı. Zonguldak’tan İstanbul’a, Pire’den Londra’ya kadar geniş bir çevre, yalnızca bir armatörü değil, bir kuşağın anılarını da uğurladı.

Asaf Güneri’nin hikâyesi, yalnızca kendi yaşamıyla sınırlı kalmadı. Girit’in Hanya kentinden gelen Güneri ailesi, Cumhuriyet’in ilk yıllarında Zonguldak’ta Zihni Vapur Acentesi’ni kurarak Türkiye’nin en köklü denizcilik kuruluşlarından birinin temellerini attı. Ailenin armatörlük yolculuğu, 1946 yılında doğan Asaf Güneri’nin, üniversite eğitimini tamamladıktan sonra aile işine katılmasıyla başladı. Ancak, babası Turgut Güneri’nin 1965 yılında vefat etmesiyle genç yaşta şirketin başına geçti.

Devraldığı şirket, kıyı taşımacılığı ölçeğinde bir aile işletmesiydi. Ancak Güneri, zamanla deniz taşımacılığından lojistik ve enerji sektörüne kadar uzanan geniş bir grup oluşturmayı başardı.

Asaf Güneri, yalnızca yönettiği şirketin büyüklüğüyle değil, Türk denizciliğinin uluslararası alanda tanınmasında oynadığı rollerle de tanındı. 1980’li yıllarda, Turgut Özal’ın Türkiye’yi dışa açtığı dönemde, Türk armatörlerinin dünya deniz ticaretine entegre olmasında önemli bir figür haline geldi. Bu süreçte, yalnızca tanık değil, aynı zamanda kurucu aktörlerden biri oldu.

Uluslararası platformlarda üstlendiği görevler arasında BIMCO, Intercargo ve DenizTemiz/TURMEPA gibi kuruluşlarda Türkiye’yi temsil etmek de vardı. Güneri, hem bir armatör hem de denizcilik diplomasisi yürüten bir iş insanı olarak tanınıyordu. Onu tanıyanlar, sakin tavrı ve kriz anlarındaki duruşuyla tanınan bir lider olduğunu ifade ederdi. Dünya denizcilik tarihinin en büyük armatörlerinden biri olan Sami Ofer ile olan dostluğu da bu geniş vizyonun bir göstergesiydi.

Bir armatörü anlatan en değerli şey, onunla aynı güvertede çalışanların hatıralarıdır. Asaf Güneri, çalışanlarıyla olan ilişkilerini her zaman ön planda tutardı. Dünyanın dört bir yanındaki gemilerde, çalışanlarının hatırını sorarak onlara küçük hediyelerle moral verirdi. Yenilikçi yaklaşımıyla, 1988 yılında gemilere yükleme bilgisayarları getirmiş ve Türk bayraklı bir gemiye Inmarsat B cihazını ilk taşıyan isimlerden biri olmuştur.

2023 yılının Kasım ayında, Zihni Denizcilik’in kuruluş hikayesini anlatan “Bir Hayalin Ötesine Yol Almak” belgeselinin galasında, yaklaşık 60 yıllık çalışma hayatının ardından yönetimi oğullarına devrettiğini duyurdu. Kendisi onursal başkan olarak kalmaya devam etti ve bayrağı yeni nesillere devretmek istediğini belirtti.

Asaf Güneri, eşini ALS hastalığından kaybettikten sonra sosyal sorumluluk projelerine yöneldi. İstanbul Maratonu’na katılarak ALS hastalarına destek olmak için koştu. Bu, onun karakterinin bir yansımasıydı; sözden çok fiil, açıklamadan çok eylem peşindeydi.

Zihni Holding, Güneri’nin vefatının ardından yaptığı açıklamada, onun yalnızca bir iş insanı değil, aynı zamanda bir vizyoner olduğunu vurguladı. Çalışkanlığı, dürüstlüğü ve insan odaklı yaklaşımıyla Türk denizcilik sektörüne önemli katkılarda bulunduğu ifade edildi. Cenaze programına ilişkin bilgilerin önümüzdeki günlerde ailesi tarafından paylaşılması bekleniyor.

Bugün Türk denizciliği, yalnızca büyük bir armatörü kaybetmedi. Özal döneminden itibaren Türkiye’nin dünya deniz ticaretine açılışında önemli bir rol oynamış bir hafızanın son tanığını kaybetti. Asaf Güneri’nin son limanı, sevdiği deniz oldu.

Merhuma Allah’tan rahmet; kıymetli ailesine, çalışma arkadaşlarına, dostlarına ve tüm denizcilik camiasına sabır ve başsağlığı dileriz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu