Türkiye’de ihracat maliyeti karbon vergisiyle yükseliyor
Avrupa Parlamentosu karbon vergisindeki acil durum frenini kaldırmayı ve alüminyum kapsamını genişletmeyi destekledi. Türkiye’nin ihracat maliyeti artabilir.
Avrupa Birliği’nin sınırda karbon düzenlemesinde daha katı bir uygulama dönemi gündeme geldi. Avrupa Parlamentosu, karbon fiyatlarının olağanüstü seviyelere çıkması halinde mekanizmanın geçici olarak durdurulmasına olanak sağlayan “acil durum freni”nin kaldırılmasına destek verdi.
Karar; çelik, alüminyum, gübre, çimento, elektrik ve hidrojen gibi karbon yoğun ürünleri AB pazarına sunan ülkeleri yakından ilgilendiriyor. Bu sektörlerde Avrupa’ya önemli miktarda satış yapan Türkiye açısından da ihracat maliyeti ve rekabet koşulları bakımından yeni bir baskı oluşabilir.
Karbon düzenlemesinde daha sıkı yaklaşım
Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması, 1 Ocak 2026 itibarıyla mali yükümlülük doğuran aşamaya geçti. Avrupa Komisyonu, karbon fiyatlarında aşırı yükseliş yaşanması durumunda sistemin geçici biçimde gevşetilmesini sağlayacak bir güvenlik mekanizması önermişti.
Parlamento ise son oylamada bu seçeneğin düzenlemeyi gereğinden fazla esnetebileceği görüşünü benimsedi. Acil durum freninin metinden çıkarılmasıyla birlikte, karbon maliyetlerinin olağanüstü fiyat hareketlerinde dahi daha sınırlı biçimde hafifletilmesi yönündeki yaklaşım güç kazandı.
Alüminyum ürünlerinde kapsam genişliyor
Parlamento, alüminyum ürünlerine ilişkin kapsamın da genişletilmesini destekledi. Buna göre daha küçük ölçekli alüminyum sevkiyatlarının sisteme dahil edilmesi ve bazı istisnaların daraltılması öngörülüyor.
Değişiklik, AB’ye düşük tonajlı ya da parça parça gönderim yapan ihracatçıların hesaplarını da etkileyebilir. Alüminyum ve bu metalden üretilen alt ürünlerde faaliyet gösteren şirketler için uyum, raporlama ve maliyet yükünün artması bekleniyor.
Türkiye’nin ihracat maliyeti üzerindeki baskı
Türkiye bakımından temel risk, AB’ye gönderilen ürünlerde yalnızca fiyatın değil, üretim sürecindeki karbon içeriğinin de daha belirleyici hale gelmesi. Karbon yoğun üretim yapan firmalar açısından ek raporlama, sertifikasyon ve mali yükümlülükler gündeme gelebilir.
Çelik, alüminyum, çimento ve gübre sektörleri bu nedenle düzenlemenin etkilerini en yakından hissedebilecek alanlar arasında bulunuyor. Sistem doğrudan bir ihracat yasağı getirmese de karbon maliyeti yüksek üreticilerin Avrupa pazarında rekabetçi fiyat sunmasını zorlaştırabilir.
Parlamentonun tutumu henüz sürecin nihai sonucu anlamına gelmiyor. Son metnin şekillenmesi için Avrupa Parlamentosu, AB üyesi ülkeler ve Avrupa Komisyonu arasında müzakereler yürütülecek.
Bununla birlikte son oylama, Avrupa’da karbon vergisinin gevşetilmesinden çok daha sıkı uygulanmasına yönelik siyasi eğilimin güçlendiğini ortaya koydu. Gelişme, Türkiye dahil AB’ye ihracat yapan üreticiler için karbon maliyetinin ve yeşil dönüşüm yatırımlarının önümüzdeki dönemde daha önemli hale geleceğine işaret ediyor.




