Yılport liman yatırımı: Türkiye’ye 5 yılda 1 milyar dolar
Yılport liman yatırımı kapsamında Türkiye’deki üç limana beş yılda 1 milyar dolar aktarılacak. Gebze ve Körfez’de kapasite artışı planlanıyor.
Yıldırım Holding ile ortaklığının sona ermesinin ardından küresel faaliyetlerini Hollanda merkezli CoreX Holding bünyesinde yeniden düzenleyen Yüksel Yıldırım, limancılık alanında yeni bir yatırım programı başlattı. Yılport’un dünya genelindeki 23 limanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Yıldırım, Türkiye’de bulunan üç limana beş yıl içinde yaklaşık 1 milyar dolar yatırım yapılacağını açıkladı. Yılport liman yatırımı ile konteyner taşımacılığının yanı sıra sıvı ve genel kargo hizmetlerinin de geliştirilmesi hedefleniyor.
CoreX Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yıldırım, limancılık faaliyetlerini Yılport ile CoreX Ports & Terminals olmak üzere iki yapı altında yürüttüklerini söyledi. Bazı pazarlarda Yılport, bazı ülkelerde ise CoreX Ports & Terminals markasıyla büyüyeceklerini belirten Yıldırım, farklı portföyler oluşturarak ileride çeşitli ortaklık ve yatırım modellerine açık bir yapı kurduklarını ifade etti. Limancılığın, madenciliğin ardından grubun en hızlı büyümesi beklenen ikinci faaliyet alanı olduğunu kaydetti.
Gebze ve Körfez limanlarında kapasite artacak
Türkiye’deki yatırım planının ağırlık merkezini konteyner, sıvı yük ve genel kargo operasyonları oluşturacak. Yılport Gebze’de iki iskelenin birleştirilmesiyle yaklaşık 600 metre uzunluğunda yeni bir rıhtım inşa edilmesi planlanıyor. Terminale 5-6 adet gemi-kıyı vinci kurulmasıyla yaklaşık 300 bin TEU ilave kapasite sağlanacak ve limanın toplam kapasitesi 1,2 milyon TEU’ya ulaşacak.
Yeni altyapı sayesinde Yılport Gebze’nin 20 bin TEU’nun üzerindeki mega konteyner gemilerine hizmet verebilir hale gelmesi bekleniyor. Terminalin transit taşımacılık operasyonlarına açılmasıyla bugüne kadar ağırlıklı olarak bölgesel ve Avrupa yüklerine hizmet veren limana Asya kaynaklı yüklerin de çekilmesi amaçlanıyor.
Yılport Körfez’de ise genel kargo ve dökme yükler için iki adet 400 metrelik rıhtım yapılması, depolama ve elleçleme sahalarının genişletilmesi öngörülüyor. Bu alanlarda çelik, alüminyum, ferroalyaj, nikel, buğday, çimento ve soda külü gibi yüklerin elleçlenmesi planlanıyor. Körfez’de liman kapasitesine yönelik talebin yüksek olduğunu belirten Yıldırım, uzun vadede Türkiye’nin 30-40 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bir ihracat kapısı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Yatırımların finansmanı yurt dışından sağlanacak
Türkiye’deki projelerin finansmanının yurt dışından temin edileceğini vurgulayan Yıldırım, yatırım kaynaklarının yabancı bankalar ve uluslararası fonlardan sağlanacağını belirtti. Poliport satın alımının tamamen yurt dışındaki bankalar tarafından finanse edildiğini hatırlatan Yıldırım, CoreX’in yeni projelerinde de benzer bir model kullanacağını ifade etti.
Hollanda’daki merkezlerinin finansman ve yatırımcı ilişkilerine, İstanbul’daki yapılanmanın ise strateji, planlama ve büyüme kararlarına odaklandığını anlatan Yıldırım; altyapı fonları, özel sermaye fonları ve uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı.
Şirket, Kocaeli’nin yanı sıra İzmir-Aliağa ve İskenderun’daki liman fırsatlarını da izliyor. Yıldırım, bu bölgelerde satın alma, ortaklık veya işletmecilik seçeneklerinin değerlendirildiğini; karar aşamasında bölgenin hinterlandı, konumu, rekabet koşulları ve yatırım tutarının belirleyici olduğunu söyledi.
Yurt dışında çok amaçlı liman stratejisi
Avrupa’da Arnavutluk ve İtalya’daki fırsatlarla ilgili görüşmeler yürütülürken, Portekiz’de dünyanın en büyük 10 konteyner hat operatöründen biriyle ortak bir liman projesi üzerinde çalışılıyor. Finlandiya, İsveç ve Norveç’teki limanlarla da temas kurulduğunu belirten Yıldırım, İspanya’daki mevcut limanların büyütülmesine yönelik proje yürütüldüğünü, İtalya’daki tesislerde ise mevcut sorunların çözümüne odaklanıldığını kaydetti. Arnavutluk’taki devlet ihalesi takip edilirken Libya, Tunus ve Fas’tan gelen teklifler de değerlendiriliyor; ancak Libya’daki siyasi belirsizlik nedeniyle bu ülkede şu aşamada ilerleme sağlanmıyor.
Afrika’nın gelecek beş yılda limancılık bakımından önemli büyüme alanlarından biri olacağını belirten Yıldırım, Gana’daki ATSL-Takoradi Limanı’nda yatırımların başladığını söyledi. Daha önce faal olmayan limana beş mobil liman vinci, istif makineleri ve terminal traktörleri getirildi. İlk yıl 120-150 bin TEU hacme ulaşılması beklenirken, Gana hükümetiyle limanın genişletilmesi konusunda görüşmeler sürüyor. Planlanan dolgu alanında sıvı terminali ve tank çiftliği kurulması hedefleniyor.
Fildişi Sahili, Gabon, Angola ve Kenya’da da kamu kurumlarıyla liman projeleri için görüşmeler yapılıyor. Yıldırım, Afrika’da yalnızca konteyner taşımacılığına dayalı rakip modellerden ayrışarak genel kargo, dökme yük, konteyner ve sıvı yüklerin aynı tesiste elleçlendiği çok amaçlı liman modeline odaklanacaklarını açıkladı.
Latin Amerika’da El Salvador’da iki, Guatemala, Ekvador ve Peru’da birer limanı bulunan grup, Peru’da iki yeni proje üzerinde çalışıyor. Kolombiya’nın Cartagena bölgesinde bir liman projesi bulunduğunu belirten Yıldırım, Ekvador’da sıvı ve gaz yüklerine yönelik bir terminal ile konteyner, genel kargo ve dökme yüklere hizmet verecek başka bir proje üzerinde durulduğunu söyledi. Honduras, Nikaragua ve Meksika’daki fırsatlar da takip ediliyor.
ABD’de 3-5 yıl içinde bir liman satın almayı hedeflediklerini açıklayan Yıldırım, Texas eyaletinin Corpus Christi bölgesinde çalışma yürüttüklerini, North Carolina’daki fırsatları da incelediklerini belirtti. Gulf of Mexico ve ABD’nin Batı Yakası’nda stratejik ve niş limanlara odaklanan şirket, pazara büyük bir yatırımla girmek yerine daha küçük bir tesisle başlamayı planlıyor.
Küçük terminallerden küresel ağ kurulacak
Yılport’un son iki yıldır dünyanın en büyük 10 konteyner terminal işletmecisi arasında yer aldığını söyleyen Yıldırım, El Salvador’daki 350-400 bin TEU ve Gana’daki 120-150 bin TEU kapasitenin büyümeye katkı verdiğini belirtti. Bu yatırımların, diğer ortakta kalan Gemport’taki yaklaşık 600 bin TEU’luk kapasite kaybını telafi ettiğini ifade etti.
Büyük denizcilik şirketlerinin liman işletmeciliğindeki yatırımlarını artırdığını belirten Yıldırım, bağımsız terminal işletmecilerinin bu rekabete karşı farklı bir büyüme modeli benimsemesi gerektiğini söyledi. Yılport’un tek bir noktada 5 milyon TEU kapasiteli dev bir terminal kurmak yerine, farklı bölgelerde 100-300 bin TEU kapasiteli küçük ve orta ölçekli terminallerden oluşan bir ağ oluşturmayı hedeflediğini aktardı.
Malta’daki limanlarda gemilere kıyıdan elektrik sağlanmasına yönelik altyapı yatırımı da sürüyor. Limanın yüzde 50 ortağı olduklarını belirten Yıldırım, projenin yükleniciliğini grup bünyesindeki inşaat şirketleriyle üstlendiklerini ve ilk aşamayı tamamladıklarını açıkladı. İkinci faz devam ederken, başlangıçta kruvaziyer gemileri için tasarlanan sistemin konteyner gemilerine de hizmet verecek şekilde genişletilmesi planlanıyor.
Yıldırım, yeniden yapılanma sonrasında filoyu ortaklarına devrettiklerini, ancak uzun vadede armatörlüğe dönme hedeflerinin bulunduğunu da söyledi. Şu anda ağırlıklı olarak kendi maden ve hammadde yükleri için gemi kiraladıklarını belirten Yıldırım, orta ve uzun vadede 6 bin-25 bin ton kapasiteli paslanmaz çelik kimyasal tankerlerden ve 35 bin-65 bin ton aralığındaki Handymax, Supramax ve Ultramax tipi dökme yük gemilerinden oluşan bir filo kurmayı planladıklarını bildirdi. Gemilerin uzun süreli time charter sözleşmeleriyle kiralanması öngörülüyor.
Yıldırım, limancılıkta rekabetin özellikle büyük konteyner hatlarının yatırımlarıyla daha da sertleştiğini belirterek, bağımsız işletmecilerin yalnızca yüksek kapasiteli terminallere odaklanmak yerine farklı yük türlerine hizmet sunan çok amaçlı tesisler geliştirmesi gerektiğini ifade etti.
CoreX’in büyüme planında madencilik de önemli bir yer tutuyor. Son 1,5 yılda bu alana 1,1-1,2 milyar dolar yatırım yaptıklarını belirten Yıldırım, beş yıl içinde şirketi dünyanın en büyük 100 madencilik kuruluşu arasına taşımayı hedeflediklerini söyledi. Brezilya’da 465 milyon dolarlık bakır madeni satın alındığını, Fildişi Sahili ve Kolombiya’da nikel yatırımları bulunduğunu, Kazakistan’da ise altın ve bakır projeleri üzerinde çalışıldığını aktardı. Grup ayrıca krom, nikel, bakır, altın, gümüş, kurşun, çinko, vanadyum, manganez ve lityum alanlarındaki fırsatları değerlendiriyor.
Kaynak: Aysel Yücel – Dünya Gazetesi
KAYNAK: Aysel YÜCEL – DÜNYA GAZETESİ




