Çin lideri ABD’ye gidiyor: Şi’nin Washington gündemi
Çin lideri ABD’ye gidiyor. Şi Cinping’in Washington ziyaretinde ticaret, tarifeler, Orta Doğu’daki savaş ve yapay zekâ güvenliği ele alınacak.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ABD Başkanı Donald Trump’ın daveti üzerine 23-25 Eylül tarihlerinde Washington’a resmi ziyarette bulunacak. Beyaz Saray tarafından daha önce açıklanan ziyaret, Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından da doğrulandı. Çin liderinin temaslarında ekonomik ve ticari anlaşmazlıkların yanı sıra Orta Doğu’daki savaş ile yapay zekâ güvenliği gündemin öne çıkan başlıkları olacak.
Trump ve eşi Melania Trump’ın, Şi Cinping ile eşi Pıng Liyüen’i 24-25 Eylül’de Beyaz Saray’da ağırlaması bekleniyor. Görüşmelerde iki ülke arasındaki ilişkilerin, tarafların daha önce üzerinde uzlaştığı geçici düzenlemeler çerçevesinde sürdürülmesi hedeflenecek.
Ticaret ve nadir toprak elementleri
Washington’daki zirvede karşılıklı tarifeler, teknoloji alanındaki kısıtlamalar ve nadir toprak elementlerinin kontrolü gibi uzun süredir anlaşmazlık konusu olan başlıklar ele alınacak. Liderlerin, ikili ilişkileri “yapıcı stratejik istikrar ilişkisi” olarak tanımlayan yaklaşım doğrultusunda yeni bir yön belirlemeye çalışması bekleniyor.
Trump’ın ikinci başkanlık döneminde Washington’un tarife artışları ve teknoloji kısıtlamaları, Pekin’in ise küresel tedarik açısından kritik öneme sahip nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik adımları, ilişkilerde gerilimi artırmıştı. Ekim 2025’te Güney Kore’nin Busan kentinde bir araya gelen Trump ve Şi, anlaşmazlıkların bir bölümünde geçici uzlaşmaya varmıştı.
Bu kapsamda iki ülke, karşılıklı tarifeler çerçevesinde uygulanan yüzde 24’lük ek tarifeleri 10 Kasım 2025’ten itibaren bir yıl süreyle erteleme kararı almıştı. Çin, fentanil ve bu maddelerin üretiminde kullanılan öncül kimyasalların ihracatını denetlemek için adım atmayı taahhüt ederken, ABD de bu konudaki gerekçelerle uyguladığı yüzde 20’lik ek gümrük tarifesini yüzde 10’a indirme sözü vermişti.
Washington yönetimi ayrıca, ihracat kontrolü kapsamındaki şirketlerin yüzde 50’den fazla pay sahibi olduğu ortaklıkları da kapsayan düzenlemenin yürürlüğe girişini bir yıl ertelemişti. Buna karşılık Çin, nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik 9 Ekim’de aldığı tedbirleri aynı süreyle askıya almayı kabul etmişti. ABD’nin Çin’in denizcilik, lojistik ve gemicilik sektörlerine yönelik 301. madde soruşturması sonrasında aldığı ek liman ücreti kararının uygulanması da ertelenirken, Pekin misilleme niteliğindeki önlemlerini askıya alacağını duyurmuştu.
Orta Doğu ve enerji güvenliği
Orta Doğu’da devam eden savaşın ve çatışmaların küresel enerji güvenliği üzerindeki etkilerinin de zirvenin önemli gündem maddelerinden biri olması bekleniyor. Haziranda varılan mutabakata rağmen savaşın sona ermemesi, özellikle enerji ticaretinin kritik güzergâhlarından Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin ekonomik sonuçlarını gündemde tutuyor.
İran destekli Husilerin Yemen’de hükümet güçleriyle çatışması ve Kızıldeniz kıyısındaki bazı yerleşimleri ele geçirmesi, enerji taşımacılığındaki risklerin Babulmendeb Boğazı’na yayılabileceği değerlendirmelerine yol açıyor. Trump’ın ziyaret öncesinde, Rusya’dan petrol ve doğal gaz alan ülkelere yüzde 100’e kadar ek tarife uygulanmasına ve İran’a yönelik yaptırımların genişletilmesine imkân veren yasayı imzalaması da Çin’e karşı elini güçlendirme hamlesi olarak yorumlanıyor.
Yapay zekâ için diyalog arayışı
Yapay zekâ güvenliği, iki ülke liderinin görüşeceği diğer başlık olacak. Eski ABD Başkanı Joe Biden ile Şi Cinping, Kasım 2023’te San Francisco’da yaptıkları görüşmede yapay zekâ alanında ortak bir çalışma grubu kurulması konusunda anlaşmış, ancak bu konuda daha sonra somut bir ilerleme kaydedilmemişti.
Şi’nin ziyareti öncesinde ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng’ın liderliğindeki heyetlerin gerçekleştirdiği hazırlık görüşmelerinde, iki ülke arasında bir “uyarı mekanizması” kurulmasını da kapsayan yapay zekâ diyaloğunun başlatılması konusunda görüş birliğine varıldı.
Washington, yapay zekâ sistemlerinin oluşturabileceği risklere karşı güvenlik mekanizmaları geliştirilmesini savunurken Pekin daha kapsamlı bir küresel yapay zekâ yönetimi oluşturulmasını istiyor. Tarafların yaklaşımlarındaki bu fark, şimdiye kadar diyaloğun önündeki engellerden biri olarak görülüyordu. Ayrıca ABD’li yapay zekâ şirketleri, Çinli rakiplerinin “damıtma” yöntemiyle kendi modellerinden veri aldığı iddiasıyla Washington’dan yeni önlemler talep ediyor.



