TRIPP Projesi ile ABD Kafkaslarda Etkisini Artırıyor, Türkiye Kazanıyor

TRIPP Projesi, ABD’nin Kafkaslar’daki etkisini artırırken Türkiye ekonomisine büyük katkılar sağlayacak.

Güney Kafkasya’nın jeopolitik yapısı, “Trump Uluslararası Barış ve Refah Rotası” olarak bilinen TRIPP projesi ile önemli bir dönüşüm sürecine girmiştir. Fitch Solutions tarafından yayımlanan son rapor, ABD’nin Bakü ve Erivan için Rusya’ya karşı en etkili stratejik alternatif haline geldiğini ve bölgede yeni bir Batı odaklı dönemin başladığını göstermektedir.

2025 yılının Ağustos ayında Washington’da imzalanan ön barış anlaşması çerçevesinde şekillenen TRIPP, Azerbaycan’ı doğrudan Ermenistan üzerinden Nahçıvan’a ve ardından Türkiye’ye bağlayacak kritik bir ulaşım koridoru oluşturmayı hedeflemektedir.

2026 yılının Ocak ayında imzalanan nihai anlaşmalar, TRIPP’in yalnızca bir ticaret yolu değil, aynı zamanda ABD’nin jeopolitik bir hamlesi olduğunu ortaya koymaktadır. Projenin %74’lük hissesi doğrudan Washington’un kontrolündedir; bu durum, koridorun güvenliğinden işletmesine kadar her aşamada ABD’nin etkili olacağı anlamına gelmektedir.

Şubat 2026’da bölgeyi ziyaret eden ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, projeye yönelik “milyarlarca dolarlık” bir kaynağın harekete geçirileceğini belirtmiş ve ABD’nin taahhütlerinin yalnızca ulaşım ile sınırlı olmadığını vurgulamıştır. Bu taahhütler arasında Ermenistan’daki eski Metsamor Nükleer Santrali’nin Amerikan tipi modüler reaktörlerle yenilenmesi, Azerbaycan’ın liman ve lojistik altyapısının modernizasyonu ile Hazar enerji akışının Batı’ya aktarılması ve bölgedeki kritik minerallerin Rusya ve Çin bağımlılığı olmadan küresel pazara sunulması yer almaktadır.

Bakü ve Erivan projeyi ekonomik bir fırsat olarak görse de, Tahran cephesinde endişeler artmaktadır. İranlı yetkililer, TRIPP’i ekonomik bir projeden ziyade ulusal güvenliklerini tehdit eden bir kuşatma hareketi olarak değerlendirmektedir. İran merkezli analist Aram Şahnazaryan, Tahran’ın Ermenistan’dan gelen diplomatik güvencelere rağmen temkinli bir duruş sergilediğini ifade etmektedir. İran’ın endişeleri arasında NATO üyesi ülkelerin askeri varlığı, projenin İran’ın transit rolünü zayıflatması ve İsrail’in bölgede nüfuz kurma potansiyeli yer almaktadır.

Türkiye, TRIPP projesinin hayata geçmesiyle Avrasya ticaretinin ve enerjisinin merkezi haline gelmeyi hedeflemektedir. “Orta Koridor”un en stratejik halkası olacak bu hat, Türkiye ekonomisine önemli katkılar sağlayacaktır. 2030 yılı itibarıyla transit ve lojistik gelirinin 10-15 milyar dolar arasında olacağı, Doğu Anadolu illerinde %310 kapasite artışı beklenmekte ve enerji maliyetlerinde %10-15 düşüş sağlanması öngörülmektedir. Ayrıca, ABD kalkınma fonlarından milyarlarca dolarlık altyapı desteği alınması planlanmaktadır.

Türkiye, koridorun kendi sınırları içindeki 224 kilometrelik Kars-Dilucu demiryolu bağlantısı için şimdiden 3,4 milyar dolarlık bir bütçe ayırmış durumdadır. Bu proje, Türk Devletleri Teşkilatı arasındaki fiziksel bağı güçlendirerek Türkiye’nin Türk dünyasındaki liderliğini pekiştirecektir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu