Kesintisiz Yenilenebilir Enerji Artık Daha Rekabetçi

Yeni rapor, kesintisiz yenilenebilir enerjinin maliyet açısından diğer enerji kaynaklarına göre daha rekabetçi olduğunu ortaya koyuyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, güneş ve rüzgar enerjisi ile batarya depolama sistemlerinin birleşiminin, günün her saatinde kesintisiz ve maliyet açısından rekabetçi enerji sağladığını ortaya koyuyor. Rapor, yenilenebilir enerji kaynaklarının jeopolitik kırılganlıklar karşısında da önemli bir rol oynadığını vurguluyor.

“7/24 Yenilenebilir Enerji: Kesintisiz Güneş ve Rüzgârın Ekonomisi” başlıklı çalışma, güçlü güneş ve rüzgar kaynaklarına sahip bölgelerde hibrit çözümlerin, fosil yakıtlarla karşılaştırıldığında daha düşük maliyetle enerji sunduğunu doğruluyor. Depolama sistemleriyle desteklenen güneş enerjisinin, yüksek kaliteli kaynak bölgelerinde megavat-saat başına 54 ila 82 ABD doları arasında değişen kesintisiz elektrik maliyetine sahip olduğu belirtiliyor. Bu rakam, Çin’de yeni kömür santralları için megavat-saat başına 70-85 dolar ve dünya genelinde yeni doğalgaz santralları için 100 doların üzerinde maliyetlerle karşılaştırıldığında oldukça rekabetçi görünüyor.

Raporda, yenilenebilir enerjilerin güvenilir olmadığına dair uzun süredir süregelen argümanın artık geçerliliğini yitirdiği ifade ediliyor. Bugün, yenilenebilir enerji kaynaklarının güvenilirliği ve günün her saatinde enerji sağlayabilme kapasitesi dikkat çekiyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki aksaklıklar gibi jeopolitik sorunlar göz önüne alındığında, ekonomilerin dayanıklı yenilenebilir enerji sistemleriyle korunması gerektiği vurgulanıyor.

Son 15 yılda maliyetlerin hızla düştüğüne dikkat çeken rapor, batarya devriminin depolama teknolojilerindeki ilerlemeleri de hızlandırdığını belirtiyor. Yenilenebilir enerjinin avantajları sadece ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir boyut da taşıyor. Kriz dönemlerinde dayanıklılığı ve enerji güvenliğini artıran kesintisiz yenilenebilir enerji, emisyon azaltımı zor olan sektörler için temiz yakıt üretimini de mümkün kılıyor.

IRENA’nın analizine göre, kesintisiz enerji maliyetleri, güneş fotovoltaik (PV), rüzgar enerjisi ve batarya depolama maliyetlerindeki düşüş sayesinde hızla geriliyor. 2010’dan bu yana güneş PV için toplam kurulu maliyetler %87, karasal rüzgar enerjisi için ise %55 oranında düştü. Batarya depolama maliyetleri ise %93 oranında gerileyerek önemli bir düşüş yaşadı.

Ayrıca, bu enerji türleri için inşaat sürelerinin de kısaldığı gözlemleniyor. Projeler genellikle izinlerin alınmasının ardından bir ila iki yıl içinde tamamlanırken, bu süre çoğu piyasada yeni doğalgaz santralları için gereken süreden daha kısa.

IRENA’nın çalışmasında, teknolojideki sürekli öğrenme süreci ve üretim ölçeğinin büyümesi sayesinde bu üç teknolojide de maliyetlerin daha da düşmesi bekleniyor. Farklı ülkelerdeki güneş artı batarya sistemlerine ilişkin analiz, kesintisiz enerji maliyetlerinin 2020’de megavat-saat başına 100 doların üzerinde iken, 2025 itibarıyla yüksek güneşlenme alanları ve güçlü rüzgar koridorlarına sahip bölgelerde 54-82 dolar seviyesine düşeceğini gösteriyor.

2030 yılına kadar yaklaşık %30, 2035 yılına kadar ise %40 oranında ek maliyet düşüşleri öngörülüyor. Böylece 2035 itibarıyla en yüksek performans gösteren sahalarda kesintisiz enerji maliyetlerinin megavat-saat başına 50 doların altına inmesi bekleniyor. Depolama ile desteklenen kesintisiz rüzgar enerjisi sistemleri de giderek daha rekabetçi hale geliyor. IRENA’nın tahminlerine göre, 2025 yılında rüzgar artı depolama sistemlerinin kesintisiz enerji maliyetleri, Brezilya, Almanya ve Avustralya’da yaklaşık 88-94 dolar aralığında bulunacak. Bu piyasalarda maliyetlerin 2030’a kadar yaklaşık 49-75 dolar/MWh seviyesine düşmesi bekleniyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu