Yılmaz: “FETÖ ve Benzeri Yapılanmalara Karşı Dikkatli Olmalıyız”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, FETÖ ve benzeri yapıların tehlikesine dikkat çekti, uluslararası işbirliğinin önemini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ankara’da SETA tarafından düzenlenen “Onuncu Yılında 15 Temmuz” sempozyumunda yaptığı konuşmada, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yaşananların yanı sıra bu olayların bıraktığı siyasi ve toplumsal mirası değerlendirmenin önemine dikkat çekti.
FETÖ’nün gerçekleştirdiği darbe girişiminin, Türkiye’nin demokratik yapısına yönelik en büyük saldırılardan biri olduğunu belirten Yılmaz, “Milletimizin iradesiyle oluşturulan meşru siyasal yapıyı ortadan kaldırmayı, devletin kurumlarını kendi hiyerarşisine tabi kılmayı ve Türkiye’nin geleceğini örgüt iradesine teslim etmeyi hedeflemiştir” şeklinde konuştu.
Yılmaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yapılan saldırılar ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin hedef alınmasının, FETÖ’nün asıl amacını açıkça ortaya koyduğunu ifade ederek, “FETÖ’nün hedefi aslında milletin kendisi ve iradesidir. Bu nedenle Meclis’e ve Külliye’ye yapılan saldırılar, doğrudan milletin iradesine yönelik bir saldırıdır” dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk milletinin sergilediği kararlı duruşun, bu hain girişimi boşa çıkardığını vurgulayan Yılmaz, “On yıl sonra bugün, milletimizin o gece gösterdiği irade, vesayet arayışlarının siyaset üzerindeki etkisini kalıcı olarak ortadan kaldıran bir toplumsal mutabakat oluşturmuştur. Bugün sahip olduğumuz demokratik istikrar, milletimizin devletine ve iradesine olan güçlü bağlılığının bir sonucudur” değerlendirmesinde bulundu.
Demokratik meşruiyetin korunmasının, güçlü devlet kurumlarını zorunlu kıldığını belirten Yılmaz, “15 Temmuz sonrası Türkiye, kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecine girmiştir. Devletimizin tüm kurumları, bu ağır tecrübelerden gerekli dersleri çıkararak, değişen güvenlik ortamına daha etkili bir şekilde yanıt verebilecek bir kapasiteye ulaşmıştır” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, darbe girişiminin hemen ardından gerçekleştirilen sınır ötesi operasyonların, bu yeniden yapılanmanın en somut örneklerinden biri olduğunu belirtti. Batılı bazı çevrelerin o dönemde FETÖ’cülerin tasfiye edilmesiyle ilgili olumsuz yorumlar yaptığını hatırlatan Yılmaz, “Tam tersine, FETÖ’cülerin tasfiyesiyle birlikte ordumuz ve diğer kurumlarımız, görevlerini daha etkili bir şekilde yerine getirmeye başlamıştır” dedi.
Cumhurbaşkanlığı döneminde hayata geçirilen reformlarla, güvenlik, kamu yönetimi, istihbarat ve yargı alanında önemli adımlar atıldığını ifade eden Yılmaz, kurumlar arası eşgüdümün güçlendiğini ve kriz anlarında devletin hareket kabiliyetinin arttığını belirtti. Bugün sahip oldukları kurumsal direncin, yalnızca 15 Temmuz sonrası atılan adımların değil, geleceğin ihtiyaçlarına yönelik güçlü bir vizyonun ürünü olduğunu vurguladı.
Güvenlik tehditlerinin çeşitlendiği, dezenformasyonun uluslararası rekabetin bir aracı haline geldiği günümüzde, güçlü kurumlar kadar stratejik bir akla da ihtiyaç duyulduğunu belirten Yılmaz, “Devletimiz, karşılaştığı tehditlere anlık tepki veren bir anlayışın ötesine geçerek, riskleri önceden analiz eden ve krizleri etkin bir şekilde yöneten bir kapasiteye sahiptir. Bu birikim, Türkiye’nin bölgesindeki sorumluluklarına güç katmaktadır” şeklinde konuştu.
Yılmaz, güçlü devlet kapasitesinin güçlü bir demokrasiyle birlikte ilerlediğinde, hem milletin güvenliğini artıracağını hem de uluslararası alandaki etkinliğini güçlendireceğini ifade etti.
Milletlerin geleceğinin, güçlü kurumlarla birlikte güçlü bir hafızayla inşa edildiğine dikkat çeken Yılmaz, yaşanan büyük olayların doğru bir şekilde okunmasının toplumsal bilince dönüşeceğini belirtti. 15 Temmuz’un hatırlanmasının yanı sıra doğru anlaşılmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.
FETÖ’nün gittiğini ancak benzeri yapılanmalara karşı dikkatli olunması gerektiğini belirten Yılmaz, “FETÖ ile uluslararası alanda mücadele konusunda önemli bir sorumluluğumuz var. Bu tecrübemizi dost ve kardeş ülkelerle paylaşmalıyız. Türkiye bu tecrübeyi yaşadı, başkaları yaşamasın, Türkiye’den öğrensinler” dedi.
Yılmaz, 15 Temmuz’u tüm boyutlarıyla ele almanın, akademinin, düşünce kuruluşlarının, medya kuruluşlarının ve ilgili tüm kurumların ortak sorumluluğu olduğunu ifade ederek, “O gece milletimizin iradesine sahip çıkma kararlılığı tarihe geçmiştir. Bu bilinç, kuru bir hatırlamadan çok daha kıymetlidir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde son yıllarda yürütülen kararlı mücadelenin, Türkiye’nin terörle mücadelede tarihinin en güçlü dönemlerinden birini yaşadığını belirten Yılmaz, “Terörsüz Türkiye sürecimiz devam ediyor. PKK’nın kendisini feshetmesi ve kalıcı bir çözüm üretilmesi noktasında kritik bir dönemdeyiz. Bu güvenlik risklerinin ortadan kalkması, hem kalkınmamıza hem de demokrasimize büyük güç katacaktır” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle tüm şehitleri rahmetle anarak, gazilere sağlık dilediğini belirtti. O gece bu destanı yazan tüm millete şükranlarını sunduğunu ifade etti.



