Kükrek: Üretim Üçgeni, 3M Olmadan Kurulamaz
Salih Kükrek, sürdürülebilir kalkınma için mesleki eğitimin önemine dikkat çekti, insan kaynağının kritik rolünü vurguladı.
TOBB Türkiye Yazılım Meclisi Başkan Yardımcısı ve SANLAB Kurucu Ortağı Salih Kükrek, kalkınmanın temelinin üretim olduğunu ifade etti. Üretim, ürün, hizmet ya da yazılım fark etmeksizin, emek, sermaye, toprak ve girişimci gibi dört ana faktöre dayanıyor. Bu unsurlar, mali ve insani kaynaklar olarak iki gruba ayrılabilir. Ancak Kükrek, insan faktörünün diğer tüm unsurların belirleyicisi olduğunu vurguladı. Bir ülkenin uçağa sahip olmasının yeterli olmadığını, pilotu yoksa bu durumun anlam ifade etmeyeceğini belirtti. Aynı şekilde, bir fabrika kurulsa bile, o fabrikanın işleyişini sağlayacak insan kaynağı yoksa sanayileşmenin mümkün olmadığını dile getirdi.
Kükrek, insan kaynağının neden bu kadar önemli olduğunu açıklarken, sermaye ve toprak gibi unsurların tarihsel birikimle elde edilebildiğini, ancak insanın sürekli olarak kendini geliştirebileceğini ifade etti. Bir bireyin zaman içinde yetkinlik kazanabileceğini ve bu gelişimin devlet politikalarıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Bu gelişimin sağlanması için mesleki eğitimin şart olduğunu söyleyen Kükrek, eğitim süreçlerinin, çıraklık-kalfalık-ustalık mekanizmasının, deneyim ve rehberlik sistemlerinin insanları üretim sürecine hazırladığını belirtti. Toplumun büyük bir kesiminin bir alanda uzmanlaşabileceğini ve bu uzmanlığın mesleki eğitimle kazanılacağını vurguladı.
Kükrek, herkesin girişimci olamayacağını, toplumda girişimci oranının sınırlı olduğunu belirtti. Herkesin mühendis olamayacağını, ancak çoğu insanın bir alanda uzmanlaşabileceğini ifade etti. Bu durumu üretim üçgeni olarak tanımlayan Kükrek, bu üçgenin müteşebbis, mühendis ve mahir bireylerden oluştuğunu, bu unsurların bir araya gelmeden üretimin gerçekleşmeyeceğini belirtti.
Sanayide iş bölümünün nasıl şekillendiğine dair bilgiler veren Kükrek, orta ölçekli bir işletmede her bir girişimciye karşılık 40-45 mavi yaka ve 4-9 beyaz yaka çalışanın bulunduğunu, bu oranların sektöre göre değiştiğini ifade etti. Özellikle savunma sanayi gibi alanlarda her mühendis için en az 10 tekniker ya da mahir personele ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Bu durumun mesleki eğitim olmadan üretim kapasitesinin artırılamayacağını gösterdiğini vurguladı.
Türkiye’nin kalkınma ajandasında mesleki eğitimin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini söyleyen Kükrek, sanayi kurmak ve yatırım çekmek için önce insan kaynağının hazırlanması gerektiğini belirtti. Aksi takdirde tesislerin kurulduğunu ancak kapasite kullanımının düşük kaldığını, yatırımların yapıldığını fakat verim alınamadığını ifade etti. Kalkınma, refah ve toplumsal huzur için mesleki eğitimin en önemli çıkış yolu olduğunu, bu konunun toplumun gündeminde birinci sırada yer alması gerektiğini vurguladı.




