Fitch, Türkiye’nin Kredi Notunu Durağana Çevirdi
Fitch, Türkiye’nin kredi notunu ‘BB-‘ olarak korurken, görünümünü ‘pozitif’ten ‘durağan’a güncelledi.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye ekonomisiyle ilgili son değerlendirmesini kamuoyuyla paylaştı. Bu değerlendirmeye göre, Türkiye’nin uzun vadeli döviz cinsinden kredi notu ‘BB-‘ olarak onaylanırken, kredi notu görünümü ‘pozitif’ten ‘durağan’a revize edildi.
Görünüm değişikliğinin, İran savaşının başlamasından bu yana Türkiye’nin döviz rezervlerinde kaydedilen belirgin düşüşle bağlantılı olduğu ifade edildi. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), Türk lirasını desteklemek amacıyla piyasalara 50 milyar dolardan fazla döviz sattığı belirtildi. Savaşın uzaması durumunda dış borç ödemeleri ve enflasyon görünümünde daha fazla olumsuz gelişme yaşanabileceği vurgulandı.
Ayrıca, Türkiye’nin enerji ithalatına olan yüksek bağımlılığının bu riskleri artıran önemli bir faktör olduğu kaydedildi. Fitch, Türkiye’nin kredi profilini destekleyen unsurlar arasında güçlü ve çeşitlendirilmiş ekonomik yapıyı, görece düşük kamu borcunu, zorlu dönemlerde dış finansmana erişim kapasitesini ve bankacılık sektörünün dayanıklılığını öne çıkardı. Ancak, kronikleşen yüksek enflasyon, para politikasına yönelik siyasi baskılar, döviz krizi riskleri, rezervlerin dış borca kıyasla sınırlı kalması ve kurumsal zayıflıklar, kredi notu üzerinde baskı oluşturan başlıca etkenler arasında yer aldı.
Fitch, değerlendirmesini olağan takvim dışında yayımlama gerekçesini de açıkladı. Kuruluş, mevcut düzenlemelerin, bir ülkenin kredi görünümünde ani ve önemli değişiklikler yaşanması durumunda planlı değerlendirme tarihinin beklenmeden güncellenmesine olanak tanıdığını belirtti. Türkiye için bir sonraki planlı kredi notu gözden geçirme tarihinin 17 Temmuz 2026 olduğu bildirildi.
Enflasyon tahmini yüzde 27’ye yükseldi
Fitch, 2026 yılında cari açığın yüksek enerji fiyatları nedeniyle artacağını ve 2027’de daha da genişleyeceğini öngördü. Kuruluş, rezervlerin 2027 yılı sonunda benzer ülkelerin ortalamasının altına düşeceği uyarısında bulundu. Eğer petrol fiyatları varil başına 20 dolar daha artarsa, cari açığın milli gelirin yüzde birinden fazla büyüyeceği ve enflasyonu ek olarak artıracağı belirtildi.
TCMB’nin 1 Mart’ta gecelik borç verme faizini yüzde 40’a çıkararak fonlama maliyetini 300 baz puan artırması, Fitch tarafından enflasyonla mücadelede para politikasının sıkı duruşunu sürdürme kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendirildi. Fitch, enflasyon tahminini 2026 sonu itibarıyla 2 puan artırarak yüzde 27’ye yükseltti. Kurum, 2027 yılı sonunda ise enflasyonun yüzde 21’e gerileyeceğini öngörüyor.
Yıl sonu büyüme beklentisi ise yüzde 3,6 olarak ifade edildi. Fitch, eşel mobil uygulamasının yeniden devreye alınmasıyla sağlanan mali desteğin, yüksek enerji fiyatlarının enflasyona yansımasının yaklaşık üçte ikisini absorbe ettiğini de vurguladı. Türkiye’nin dış finansman ihtiyacının yüksek seyrini sürdürdüğüne dikkat çekilirken, önümüzdeki 12 ay içinde vadesi dolacak dış borcun 239 milyar dolar seviyesinde olduğu ve bu tutarın döviz rezervlerine kıyasla yüksek kaldığı belirtildi.
Dış likiditenin ise 2025 sonundaki yüzde 82 seviyesinden 2027’de yaklaşık yüzde 98’e yükselebileceği, ancak bu oranın hâlâ ‘BB’ not grubunun yüzde 140 seviyesindeki medyanının altında kalacağı ifade edildi. Büyüme tarafında ise Fitch, Türkiye ekonomisinin 2026’da yüzde 3,6 büyümesini, 2027’de ise yüzde 4,2 ile ivme kazanacağını öngörüyor.




