Makine koruma sistemi robot hücrelerinde alan açıyor

Makine koruma sistemi SR-1, robot hücrelerinde fiziksel çit ihtiyacını azaltıyor; güvenlik sertifikaları, esnek kullanım ve risk takibi sunuyor.

Sensory Robotics tarafından geliştirilen SR-1, robot hücrelerinde geleneksel fiziksel çitlerin yerine sensör tabanlı bir makine koruma sistemi olarak konumlanıyor. Sistemde, bir kişinin robot çalışma alanına yaklaşması durumunda robotun yavaşlamasını sağlayan ikinci bir dış bölge programlanabiliyor. Bu yaklaşım, tam bir duruş başlatmadan güvenliği artırırken ani duruşların ekipman üzerindeki yıpratıcı etkisini de azaltıyor.

Şirketin açıklamasına göre SR-1, geleneksel sert korumaya kıyasla ihtiyaç duyulan alanı yüzde 30 azaltabiliyor. Çalışanın robot hücresine müdahale etmesi gerektiğinde kapıyı kilitlemesi, izin alması ve sistemi tamamen durdurması gerekmiyor. Sistem kişiyi algıladığında robot duruyor; çalışan alandan ayrıldığında ise üretim yeniden devam ediyor. Bu işlem, vardiya başına çok sayıda hücre girişinin yaşandığı tesislerde duruş ve yeniden başlatma sürelerini kısaltmayı hedefliyor.

SR-1’in sanal ikiz temelli mimarisi, belirli bir robot üreticisine veya sınırlı sayıdaki modele bağlı çalışmıyor. Mevcut robot kurulumlarına da entegre edilebilen sistem yalnızca robot kollarıyla sınırlı değil. Sensory Robotics, aynı çitsiz güvenlik yaklaşımını robotik manipülatör taşıyan AGV ve AMR araçlarına SR-Mobile, abkant preslere ise SR-Press adıyla uyarlıyor.

Robot hücresinde değişiklik yapılması gerektiğinde koruma düzeni fiziksel çitlerin, ışık perdelerinin veya tarayıcıların yeniden kurulması yerine yazılım üzerinden güncellenebiliyor. Yeterli sayıda Uçuş Süresi (ToF) kamerası kullanılması koşuluyla tek bir SR-1 sistemi aynı anda üç robot kolunu izleyebiliyor. Bu özellik, üretim hattının genişletilmesi veya hücre düzeninin değiştirilmesi sırasında esneklik sağlıyor.

Güvenlik sertifikalarıyla destekleniyor

Çitsiz güvenlik sistemleri, sanayide yaygın olan fiziksel koruma uygulamalarından farklı bir yaklaşım sunduğu için güvenilirlik ve mevzuata uygunluk konusu önem taşıyor. Sensory Robotics, SR-1’in gerekli güvenlik koşullarını karşılaması için yaklaşık iki yıl çalışma yürüttüğünü belirtiyor.

Sistem, ANSI/RIA R15.06 ve ISO 10218 standartlarının yanı sıra ISO 13849 kapsamında PLd Kategori 3 sertifikasına sahip. Mayıs 2026’da UL 1740 standardı çerçevesinde cULus Listed sertifikası da alan SR-1, şirketin ifadesine göre hem fonksiyonel güvenlik hem de ürün güvenliği sertifikasına sahip ilk çitsiz güvenlik sistemi oldu.

Bu sertifikaların alınmasında yedekli sensör ve işlem altyapısı etkili oldu. ToF kameralarının görüş alanları birbirini kesecek şekilde yerleştiriliyor ve izlenen hücredeki her nokta en az iki kamera tarafından görüntüleniyor. Kameralardan gelen veriler birincil ve ikincil uç bilgisayarlara aktarılıyor. İki veya daha fazla kameranın algıladığı veriler arasında uyuşmazlık oluştuğunda sistem, önlem olarak robotu durduruyor.

Risk değerlendirmesindeki değişimler izleniyor

Üretim koşulları zaman içinde değişebildiği için ilk kurulum sırasında yapılan risk değerlendirmesi, gerçek kullanım koşullarını her zaman yansıtmayabiliyor. Motorların yıpranması, robot hızının veya taşıma kapasitesinin değiştirilmesi ve çalışanların üretim baskısıyla güvenlik prosedürlerinin dışına çıkması bu farkı büyütebiliyor.

Sensory Robotics, bu riski izlemek amacıyla SR-1’e abonelik tabanlı SR-Insight hizmetini ekliyor. Hizmet, SR-1’den elde edilen verileri kullanarak onaylanan risk eşiklerinin dışına çıkan olayları kaydediyor. Böylece olası güvenlik sorunlarının belirlenmesi ve beklenmeyen duruşların nedenlerinin araştırılması amaçlanıyor.

SR-Insight; robotun izin verilenden daha hızlı çalışması, hücrede öngörülenden fazla kişinin bulunması ya da çalışma alanına planlanmayan bir konveyör veya ekipmanın yerleştirilmesi gibi durumları tespit edebiliyor. Sistem, risk değerlendirmesinde belirlenen eşikleri gerçek zamanlı izleyerek ilgili bilgileri raporluyor.

Bu hizmet SR-1’in zorunlu bir parçası değil. Ancak üretim hızını koruma hedefi ile çalışan güvenliği arasındaki dengeyi izlediği için sistemin önemli bileşenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Geleneksel fiziksel çitler yalnızca personeli robottan uzak tutmakla kalmıyor, güvenlik önlemlerine müdahale edilmesini de zorlaştırıyor. Çit bulunmadığında, çalışanların kasıtlı veya istemeden üretimin durmasına yol açma ihtimali daha kolay göz ardı edilebiliyor.

Robot güvenliğinde yanlış alarm, tehlikeli bir durumun algılanmamasına kıyasla genellikle daha kabul edilebilir görülüyor. Bununla birlikte, gereğinden fazla yanlış alarm yaşanması üreticilerin çitsiz sistemlerden vazgeçerek alışılmış yöntemlere dönmesine neden olabilir. Bu nedenle teknolojik yeterlilik kadar sistemin sahadaki güvenilirliği ve kullanıcıların oluşturduğu güven de belirleyici olacak.

SR-1’in aldığı sertifikalar, Sensory Robotics’in çözümü deneme aşamasından seri üretim ortamlarına taşımasının önünü açıyor. Buna rağmen fiziksel korumaların uzun yıllardır kullanılan standart yöntem olması, yeni makine koruma sistemi için teknik gerekliliklerin yanı sıra kurumsal alışkanlıkların ve kullanıcı çekincelerinin de aşılması gerektiğini gösteriyor.

Sensory Robotics’in önündeki temel soru, sertifikasyon sürecinin tamamlanmasının ardından SR-1’in robot güvenliğinde yaygın bir uygulamaya dönüşüp dönüşmeyeceği. Sistem, fiziksel çitlere kıyasla alan ve zaman tasarrufu vadederken, sanayi kuruluşlarının bu yeni yaklaşımı üretim ortamlarında ne ölçüde benimseyeceği önümüzdeki dönemde netleşecek.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu