Türkiye ve Fransa Arasındaki İlişkilerde Yeni Bir Dönem Başlıyor
Türkiye ve Fransa, ekonomik işbirliği ile ilişkilerinde yeni bir sayfa açıyor. İstanbul’daki toplantıda önemli adımlar atıldı.
Son yıllarda Doğu Akdeniz’den Dağlık Karabağ’a kadar birçok alanda karşı karşıya gelen Türkiye ve Fransa, ekonomik işbirliği konusunda yeni bir sayfa açma çabası içinde. İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye-Fransa Yuvarlak Masa İş İnsanları Toplantısı, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden şekillenip şekillenmeyeceği sorusunu gündeme getirdi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Fransız mevkidaşı Nicolas Forissier’in katılımıyla yapılan bu toplantı, siyasi gerginliklerin gölgesinde kalmış olan büyük bir ekonomik potansiyelin yeniden keşfedilmesine olanak sağladı. Bakan Bolat, iki ülke arasındaki ticaretin 2025 yılına kadar 24 milyar dolara ulaşacağını belirterek, iş dünyasının siyasi krizlere rağmen bağlarını koparmadığını vurguladı.
Fransa’nın Türkiye’deki doğrudan yatırım stoku ise 9 milyar dolara yaklaştı. 2020-2024 döneminde yapılan 4 milyar avroluk yatırımlara ek olarak, önümüzdeki üç yıl için 5 milyar avroluk yeni yatırım planları öngörülüyor. Ayrıca, Türkiye’deki Fransız firmalarının 185 bini doğrudan olmak üzere toplamda 400 bin kişiye istihdam sağladığı ifade edildi.
Toplantıda, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusundaki beklentilere de değinildi. Fransız Bakan Forissier, bu güncellemenin Avrupa Komisyonu’nun belirlediği siyasi ve düzenleyici şartların yerine getirilmesi durumunda destekleneceğini açıkladı. Bunun yanı sıra, Türk iş dünyasının vize sorununa yönelik de olumlu sinyaller verildi. Fransa, özellikle öğrenciler ve iş insanları için vize prosedürlerinin kolaylaştırılacağını taahhüt etti.
İki ülke arasındaki ilişkilerin sadece ikili düzeyde kalmayacağı, Afrika, Orta Asya ve Orta Doğu gibi bölgelerde ortak projelere dönüşeceği de duyuruldu. Limak ve Rönesans Holding’in Fransız kamu yatırım bankası Bpifrance ile imzaladığı mutabakat, bu küresel iş birliğinin ilk somut adımları arasında yer aldı. Enerji alanında ise TotalEnergies ve Rönesans Enerji’nin 2028 yılına kadar 2 GW’lık yenilenebilir enerji hedefi belirlemesi stratejik bir öncelik olarak belirlendi.
Türkiye-Fransa ilişkilerindeki bu gelişmeler, yalnızca diplomatik bir nezaket değil, aynı zamanda jeopolitik bir zorunluluğun da sonucu olarak değerlendiriliyor. Fransa’nın, Türkiye’nin savunma sanayiindeki gücünü yeniden fark etmesi, iki ülke arasındaki iş birliğini güçlendirecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Avrupa Birliği’nin Çin’e olan bağımlılığını azaltma çabaları, Türkiye’yi güvenilir bir iş ortağı olarak konumlandırıyor.
Sonuç olarak, siyasi alandaki görüş ayrılıkları tamamen ortadan kalkmasa da, ekonomik ve güvenlik çıkarları, Türkiye ve Fransa arasındaki ilişkileri rasyonel bir iş birliğine yönlendiriyor. Fransa’nın vize ve Gümrük Birliği konusundaki şartlı iyimserliği, Ankara’nın elini güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu durum, iki ülke arasında stratejik bir pragmatizm döneminin başladığını gösteriyor.




