İran’dan ABD’ye Sert Uyarı: Diplomasi Yerine Askeri Macera

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD’nin askeri müdahalelerini eleştirerek diplomasiye dönüş çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin her diplomatik çözüm arayışında askeri müdahaleyi tercih ettiğini belirterek Washington yönetimini sert bir dille eleştirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmaların gölgesinde yaptığı açıklamalarda, ABD’nin bu tutumunun bölgeyi yeni bir çıkmaza sürüklediğini ve İran halkının baskılara asla boyun eğmeyeceğini vurguladı.

İran ile ABD ve müttefikleri arasında Şubat 2026’da başlayan geniş çaplı çatışmaların ardından ilan edilen kırılgan ateşkes, son günlerde Hürmüz Boğazı’ndaki yeni saldırılarla tehdit altına girdi. Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen barış görüşmelerine rağmen, ABD’nin son operasyonlarını ‘diplomasinin katledilmesi’ olarak nitelendiren Arakçi, Washington’ın tutarsız bir strateji izlediğini savundu. Sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, ABD’nin baskı taktiklerinin sonuçsuz kalacağını ifade ederek, “Ne zaman masaya diplomatik bir çözüm gelse, ABD pervasız bir askeri maceraya sapıyor. Sebep ne olursa olsun sonuç değişmeyecek: İranlılar asla baskı karşısında diz çökmez,” dedi.

Arakçi’nin açıklamaları yalnızca siyasi eleştirilerle sınırlı kalmadı; aynı zamanda ABD istihbarat kurumlarının İran’ın askeri kapasitesine dair raporlarını da hedef aldı. CIA’in, İran’ın füze stoklarının ve fırlatma kapasitesinin %75 seviyesine gerilediği yönündeki iddialarını yalanlayan Arakçi, gerçek rakamın çatışma öncesi seviyenin üzerinde, yani ‘yüzde 120’ olduğunu öne sürdü. Savunma hazırlıklarını ise ‘yüzde bin’ olarak tanımlayarak, herhangi bir askeri müdahaleye verilecek yanıtın çok daha ağır olacağı mesajını verdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz blokajını sürdürme kararı ve İran’ın nükleer tesislerine yönelik son hava saldırıları, bölgedeki de-eskalasyon çabalarını büyük ölçüde tıkamış durumda. Arakçi, ABD’nin Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni kendi illegal eylemlerini meşrulaştırmak için bir araç olarak kullandığını savunurken, kalıcı bir istikrarın ancak blokajın ve yaptırımların tamamen kaldırılmasıyla mümkün olabileceğini yineledi. Mevcut durum, müzakere masasında barış mesajları verilmesine rağmen, sahadaki askeri hareketliliğin diplomatik dili her geçen gün biraz daha boğduğunu ve çözüm arayışlarını zorlaştırdığını gösteriyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu