ABD-İran Süreci ve Fed Beklentileri Piyasalarda Etkili Oldu
ABD-İran uzlaşı süreci ve Fed’in faiz politikası beklentileri, piyasalarda dalgalanmalara yol açtı.
ABD ve İran arasındaki uzlaşı süreci ile birlikte, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikası üzerindeki beklentiler, küresel piyasalarda yön arayışını belirlemeye devam ediyor. Özellikle teknoloji hisselerindeki dalgalanmalar ve enflasyon verileri, yatırımcıların risk iştahını etkileyen önemli unsurlar arasında yer aldı.
Geçtiğimiz hafta, Orta Doğu’da kalıcı barış sağlama çabalarıyla gergin bir başlangıç yapılırken, enflasyon endişeleri Fed’in eylül veya ekim aylarında faiz artırımlarına gidebileceği yönündeki öngörülerle birleşti. Çarşamba günü, para piyasalarında Fed’in yıl sonuna kadar iki kez faiz artırma ihtimalleri güçlendi.
Fed’in enflasyon göstergesi olarak dikkate aldığı çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi, mayıs ayında aylık yüzde 0,3, yıllık ise yüzde 3,4 artış gösterdi. Ancak bu artış, Ekim 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşarak, piyasalarda belirsizlik yarattı.
Analistler, çekirdek PCE verisinin artış göstermesinin, nisan ve mayıs aylarında petrol fiyatlarının yüksek olmasına rağmen fiyatlama davranışlarında ciddi bir bozulma sinyali taşımadığını belirtti. Bu durum, gelecekte petrol destekli enflasyonda bir yavaşlama senaryosunu gündeme getirdi.
Verilerin ardından, para piyasalarındaki fiyatlamalar değişti ve Fed’in yıl sonuna kadar iki faiz artırımı yapacağı beklentisi zayıfladı. İlk faiz artırımının eylül yerine ekim ayında gerçekleşeceği öngörüsü öne çıktı. Fed yetkililerinin açıklamaları da dikkatle takip ediliyor. Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari, mart ayında yıl sonuna kadar bir faiz indirimi beklediğini, haziran ayında ise bu beklentisini bir faiz artışı yönünde değiştirdiğini ifade etti. Kashkari, gelecek verilere göre bu görüşünün değişebileceğine de dikkat çekti.
Önümüzdeki hafta ABD’de açıklanacak tarım dışı istihdam verileri, Fed’in gelecekteki adımlarına dair ipuçları sunacak. Ayrıca, Fed Başkanı Kevin Warsh, gelecek hafta Avrupa Merkez Bankası (ECB) Forumu’nda bir konuşma yapacak.
Dünya genelinde enerji fiyatlarına bağlı enflasyon riskleri, yapay zeka ve teknoloji sektöründe artan çip talebinin maliyetleri yükseltmesiyle dijital alanda etkili olmaya devam ediyor. Talep fazlasının oluşturduğu fiyat baskılarının son kullanıcıların dijital ürünlere erişimini zorlaştırabileceği öngörülüyor. Bu durum, yapay zeka ve teknoloji şirketlerinin büyüme ve karlılıklarını olumsuz etkileyebilir.
Tüketici elektroniğinde önde gelen Apple, yüksek çip maliyetleri nedeniyle bazı ürünlerinde fiyat artışına gitme kararı aldı. Ayrıca, ABD basınında yer alan haberlere göre OpenAI, SpaceX’in halka arz sonrası zayıf performansı ve yapay zeka bağlantılı hisselerdeki genel volatilite nedeniyle halka arz için gelecek yılı beklemeyi düşündüğünü bildirdi. Bu gelişmeler, çip şirketlerinin hisselerinde değer kaybına yol açtı.
ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, önceki haftaya göre yaklaşık 10 baz puan azalarak yüzde 4,37’de kapanırken, dolar endeksi güçlü duruşunu sürdürerek 101,5 seviyesine yükseldi ve 13 Mayıs 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini test etti. Endeks, haftalık bazda yüzde 0,5 artış gösterdi. Uzun süre yüksek kalabileceği endişeleri, güçlenen dolar ve Fed’in bağımsızlığına yönelik azalan soru işaretleriyle birlikte altının ons fiyatını, Kasım 2025’ten bu yana ilk kez 4 bin doların altına çekti. Altının onsu, haftayı yüzde 1,8 değer kaybıyla 4 bin 81 dolarda tamamladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin hızlanması, ABD-İran görüşmelerindeki olumlu gelişmeleri teyit etti ve petrol fiyatları savaş öncesi seviyelere geriledi. Brent petrolün varil fiyatı, gerilimlerin sona ereceği beklentileriyle yüzde 8,5 azalarak 73,5 dolara düştü.
New York borsasında ise karışık bir seyir gözlemlendi. Haftalık bazda S&P 500 yüzde 1,95, Nasdaq endeksi yüzde 4,24 düşerken, Dow Jones endeksi yüzde 0,60 yükseldi. Dünyanın önde gelen yarı iletken ve bellek çipi üreticisi Micron Technology, piyasa beklentilerini aşan güçlü finansal sonuçlar açıkladı. Bu durum, yapay zeka ve teknoloji şirketlerine yönelik yüksek değerleme ve nakit sıkışıklığı endişelerinin azalmasına yardımcı oldu.
Makroekonomik verilere göre, ABD ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,1 büyüdü. Ülkede ilk kez işsizlik maaşına başvuranların sayısı, 20 Haziran ile biten haftada 12 bin kişi azalarak 215 bine geriledi ve piyasa beklentilerinin altında gerçekleşti. Dayanıklı mal siparişleri ise mayısta yüzde 4,5 ile beklentilerden daha sınırlı bir düşüş gösterdi.
ABD’de cari işlemler açığı, yılın ilk çeyreğinde yüzde 2,6 artarak 226,8 milyar dolara yükseldi. Yeni konut satışları mayısta aylık yüzde 7,3 azalarak beklentilerin altında kaldı. Gelecek hafta, Dallas Fed imalat aktivite endeksi, Conference Board tüketici güven endeksi, Fed Başkanı Warsh’un konuşması, ADP istihdam raporu, S&P Global imalat sanayi PMI, inşaat harcamaları, ISM imalat sanayi PMI, tarım dışı istihdam, işsizlik oranı, haftalık işsizlik maaşı başvuruları, fabrika siparişleri ve dayanıklı mal siparişleri gibi önemli veriler takip edilecek.
Avrupa borsalarında ise satıcılı bir seyir öne çıktı. Gelecek hafta ECB Başkanı Christine Lagarde’ın konuşmaları ve Avro Bölgesi’nde açıklanacak enflasyon verileri dikkatle izlenecek. Orta Doğu gündemi ve teknoloji sektörüne dair gelişmeler, bölge piyasalarında etkili olurken, petrol fiyatlarındaki gerileme enerji maliyetlerinin azalabileceğine dair beklentileri artırdı. S&P Global tarafından açıklanan öncü verilere göre, Almanya’da imalat ve hizmet sektörlerini kapsayan bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), haziranda 0,8 puan azalarak 48 puana düştü. Bu veri, Alman ekonomisindeki daralmanın sürdüğüne işaret ediyor.
Jeopolitik gelişmelerde ise NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, İran’ın nükleer silah edinmesinin tüm dünya için tehdit oluşturacağını belirtti. Fransa ve İtalya’nın savunma ve enerji başta olmak üzere birçok alanda işbirliğini güçlendirme kararı aldığı bildirildi.
Asya tarafında ise yapay zeka ve teknoloji alanındaki gelişmeler ile Orta Doğu’ya dair haber akışı, çift yönlü sert hareketlere neden oldu. Japonya’da Tokyo enflasyonu yüzde 1,7 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Bu veri, Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) sıkı duruşunu sürdüreceği yönündeki öngörüleri pekiştirirken, para piyasalarında bankanın yıl sonuna kadar bir faiz artışı yapacağına kesin gözüyle bakılıyor. Dolar/yen paritesi, 161,95’e çıkarak son 40 yılın en yüksek seviyesini gördü ve bu durum, ülke ekonomi yönetiminin kura müdahale edebileceği beklentileriyle paritedeki yükselişi yavaşlattı.
Yurt içinde ise Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, haftalık bazda yüzde 3,13 düşüşle 14.274,02 puandan kapandı. Gelecek hafta haziran ayına ait enflasyon verileri yakından takip edilecek. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Uluslararası Ödemeler Bankası’nın (BIS) 25. Yıllık Konferansı’nda ‘Bölünmüş Bir Küresel Ekonomide Para Politikası’ başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Karahan, BIS’in yıllık konferansında 2012’den bu yana sunum yapan ilk TCMB Başkanı oldu. Sunumunda, bölünmüş bir küresel ekonomide iletişimin önemine değinen Karahan, merkez bankası iletişiminin beklentiler üzerindeki etkisini değerlendirdi. Dolar/TL, haftayı önceki haftalık kapanışın yüzde 0,4 üzerinde 46,6210’dan tamamladı.




