İstanbul Kuzey Demir Yolu Projesi İçin 1.67 Milyar Euro Kredi
İstanbul Kuzey Demir Yolu Projesi, Dünya Bankası’ndan 1.67 milyar euro kredi alarak önemli bir finansman anlaşmasına imza attı.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi için Dünya Bankası ile 1,67 milyar avroluk bir finansman anlaşması imzaladı. Bu proje, Dünya Bankası tarihindeki en büyük üçüncü finansman anlaşması olma özelliğini taşıyor.
Washington’da düzenlenen G20 ve IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları’na katılan Bakan Şimşek, imza töreninde yaptığı konuşmada, küresel enerji güvenliğinin ve ticaret yollarının, çeşitli çatışmalar ve yetersiz yatırımlar nedeniyle baskı altında olduğunu belirtti. Bu sorunların küresel bir nitelik taşıdığını ve küresel çözümler gerektirdiğini ifade etti.
Şimşek, projenin Orta Koridor’un önemini artıracağını vurgulayarak, bu hattın Pekin’den Londra’ya uzanan en hızlı güzergah olduğunu aktardı. Türkiye’nin kalkınma hikayesinin altyapı unsurları ile şekillendiğini belirten Şimşek, son 20 yılda ulaştırma altyapısına 355 milyar dolar yatırım yapıldığını kaydetti.
Özellikle kara yollarına yapılan 180 milyar dolarlık yatırımla birlikte havalimanı ağının da genişletildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde demir yollarının Türkiye’nin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirten Şimşek, Dünya Bankası ile yapılan ortaklığın bu hedefin merkezinde yer aldığını söyledi. Şimşek, bu ortaklığın finansman sağladığını, standartları yükselttiğini ve küresel piyasalara güven sinyali verdiğini dile getirdi.
Projenin sıradan bir altyapı projesi olmadığını belirten Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi’nin Orta Koridor’un en kritik noktalarından birine yüksek kapasiteli bir demir yolu alternatifi sunacağını, böylece koridorun güvenilirliğini artıracağını ve küresel ticaret için stratejik değerini derinleştireceğini ifade etti. Projenin, İstanbul Boğazı’ndan geçen demir yolu yük hacmini yıllık 3 milyon tondan 50 milyon tona çıkaracağını belirtti. Bu durumun, kıtalararası yük taşımacılığı için karbon nötr bir altyapı oluşturacağını da sözlerine ekledi.
Şimşek, projenin çok taraflı altyapı finansmanı alanında bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, toplam büyüklüğü 8,1 milyar dolar olan projenin finansmanının yüzde 83’ünün uluslararası finans kuruluşlarından sağlandığını belirtti. Bu durumun, Dünya Bankası’nın onayladığı en büyük üçüncü proje olduğunu ifade etti.
Projenin 400 binden fazla kişiye daha yüksek gelirli istihdam sağlaması bekleniyor. Altyapının sadece mal taşımakla kalmayıp, aynı zamanda geçim kaynakları oluşturacağına dikkat çeken Şimşek, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi’nin bu iki işlevi de yerine getireceğini belirtti. Ayrıca, finansman anlaşmasının Türkiye’nin kalkınma yolculuğuna ve Dünya Bankası ile ortaklığa duyulan güvenin bir göstergesi olduğunu aktardı.
Dünya Bankası Operasyonlardan Sorumlu Genel Müdürü Anna Bjerde, İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi’nin Türkiye’nin ulaşım sistemi ve ekonomik büyümesi için kalıcı faydalar sağlayacak önemli bir proje olduğunu vurguladı. Projenin etkisinin ‘dönüştürücü’ olacağını belirten Bjerde, İstanbul Boğazı boyunca demir yolu kapasitesini artırarak Türkiye’nin en kritik ulaşım darboğazlarından birine çözüm getireceğini ifade etti.
Bjerde, projenin Orta Koridor, Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa Koridoru gibi üç stratejik koridor boyunca bağlantıları güçlendireceğini belirterek, bu sayede Boğaz’ı geçen ulaşımın daha hızlı, güvenilir ve verimli hale geleceğini söyledi. Bu durumun yalnızca Türkiye için değil, bölgesel ve uluslararası ticaret için de büyük önem taşıdığını vurguladı. Projeye yaklaşık 6,75 milyar dolarlık finansman sağlanmasının beklendiğini kaydeden Bjerde, bunun projeye duyulan güveni yansıttığını ifade etti.
Proje, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek 127 kilometrelik elektrikli ve yüksek kapasiteli demir yolu hattının inşasını kapsıyor. İstanbul Kuzey Demir Yolu Geçişi Projesi’nin, Orta Koridor ve Irak Kalkınma Yolu gibi uluslararası ticaret güzergahlarını birbirine bağlayarak Türkiye’nin bölgesel lojistik merkezi rolünü pekiştirmesi hedefleniyor.




