Trabzon, Doğru Planlama ile Yat Üretim Merkezi Olabilir
Mustafa Sarı, Trabzon’un doğru planlama ile uluslararası bir yat üretim merkezi olabileceğini ifade etti.
Arven Yat’ın Kurucu Ortağı ve Trabzon Yat ve Tekne İmalatçıları Küçük Sanayi Kooperatifi Başkanı Mustafa Sarı, Trabzon’un güçlü üretim potansiyeline sahip olduğunu vurgulayarak, bölgenin doğru altyapı ve planlama ile dünya çapında bir yat üretim merkezi haline gelebileceğini belirtti. Sarı, bölgedeki en büyük yapısal sorunun üretim alanı eksikliği olduğunu ifade ederek, denize yakın modern tersane alanlarının acilen planlanması gerektiğini dile getirdi.
Sarı, Arven Yat olarak yaklaşık sekiz yıl önce Arven 400 FLY modeli ile üretime başladıklarını ve sınırlı imkanlara rağmen ilk üretimlerin büyük ilgi gördüğünü aktardı. Pandemi sürecinde de farklı modellerle faaliyetlerine devam ettiklerini belirten Sarı, büyük ölçekli üretime geçiş için en kritik ihtiyacın tesis alanı olduğunu vurguladı. Özellikle A500 ve üzeri segmentte üretim yapmak için 30 dönümlük deniz bağlantısı olan bir alana ihtiyaç duyduklarını ifade etti. Tek bir modelin üretiminde bile 800 ila 1000 m²’lik alan gerektiğini, mevcut şartların bu ölçekli üretim için yetersiz olduğunu söyledi.
Trabzon’da çeşitli boş alanlar bulunmasına rağmen yer tahsisi süreçlerinde ilerleme kaydedilemediğini belirten Sarı, Akçaabat Akçakale deniz dolgu alanı gibi girişimlerin olumlu kurum görüşlerine rağmen sonuçsuz kaldığını söyledi. Sürmene Tershane bölgesinden uygun bir alan tahsisi için başvurular yaptıklarını ancak süreçlerde muhatap bulmakta zorlandıklarını da ekledi. Bu durumun motivasyonlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
Kooperatif bünyesinde şu anda 7 firmanın bulunduğunu aktaran Sarı, toplamda 30 dönümlük alan ihtiyacının sadece mevcut üretim için değil, yeni firmaların da dahil olacağı bir alan için planlandığını belirterek, bireysel büyümeden ziyade Trabzon’da entegre bir yat üretim merkezi oluşturma hedefinde olduklarını söyledi. Yat üretiminin yalnızca imalat süreci değil, bakım, servis, kışlama ve lojistik operasyonlarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Sarı, deniz bağlantısı olmayan üretim tesislerinin uluslararası rekabet gücünü sınırladığını belirtti.
Mustafa Sarı, Avrupa’daki üretim merkezlerine de dikkat çekerek, İtalya, Hollanda, Almanya ve Fransa’daki yat üretim bölgelerinin su yolu bağlantısı veya denize erişim avantajına sahip olduğunu ifade etti. Karadeniz Bölgesi’nde bu planlamanın eksik kaldığını ve Türkiye’de marina ile çekek alanı yetersizliğinin sektörün gelişimini sınırladığını dile getirdi.
Doğru planlama ile Trabzon’un uluslararası ölçekte bir üretim üssüne dönüşebileceğini belirten Sarı, farklı firmaların gövde üretimi, iç tasarım, mekanik ve boya gibi alanlarda uzmanlaşarak entegre bir yapı kurabileceğini ifade etti. Bu modelle ihracat değeri 30 milyon Euro seviyelerine ulaşan 35-40 metrelik mega yat üretiminin mümkün olduğunu vurguladı. Son iki yılda sektörde belirgin bir durgunluk yaşandığını, yüksek faiz oranlarının yatırım iştahını azalttığını ve ikinci el yat piyasasındaki yavaşlamanın yeni satışları etkilediğini söyledi.
Artan maliyetlerin fiyatları ciddi oranda yükselttiğini belirten Sarı, önlem alınmadığı takdirde fiyat avantajını kaybedeceklerini ifade etti. Vergi düzenlemelerinin sektörde baskı oluşturduğunu ve geçmişte düşük oranlarda uygulanan KDV avantajlarının kaldırılmasının rekabet gücünü zayıflattığını belirtti. Türkiye’de yan sanayi yerli üretim oranının yaklaşık %40 seviyelerinde olduğunu, geri kalan kısmın ise marin standartlar nedeniyle ithal ekipmanlardan oluştuğunu aktaran Sarı, önceliklerinin yerli ürünler olduğunu vurguladı.
Mesleki eğitim konusuna da değinen Sarı, sektörün en önemli eksiklerinden birinin sahaya dayalı eğitim modeli olduğunu belirterek, öğrencilerin üretim tesislerinde birebir uygulamalı eğitim alması gerektiğini ifade etti. İtalya’daki modelin örnek alınması gerektiğini belirten Sarı, sanayi-okul iş birliğinin güçlendirilmesinin zorunluluk haline geldiğini söyledi. Arven Yat olarak, yat ve tasarım bölümü öğrencilerine üretim sahasında eğitim imkânı sunduklarını belirten Sarı, sektörün geleceği için gençlerin uygulamalı eğitimle yetişmesinin kritik olduğunu vurguladı. Trabzon’un güçlü bir üretim potansiyeline sahip olduğunu ve doğru altyapı ile planlama sağlandığında bölgenin dünya çapında bir yat üretim merkezi olabileceğini tekrar ifade etti.




