Tahvil piyasasında Fed etkisi ve yeni faiz fiyatlaması
Tahvil piyasası, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadeledeki şahin tutumu sonrası faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı beklentisini fiyatlıyor.
ABD tahvil piyasasında, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadeledeki kararlı yaklaşımının ardından yeni faiz beklentileri öne çıktı. Fed, 16 Eylül’deki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltti. Banka, enflasyonun hedef seviyeye dönmesi için gerekirse ilave sıkılaştırmaya başvurabileceği mesajını da verdi.
Piyasalardaki hareketlilik, yatırımcıların Fed’in faizleri daha uzun süre yüksek tutabileceğini düşündüğünü gösterdi. Bu beklenti, özellikle kısa vadeli ABD Hazine tahvillerinde belirgin bir satış baskısı oluşturdu.
Kısa vadeli tahvil getirilerinde yükseliş
Fed kararına en duyarlı yatırım araçlarından 2 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi, toplantı öncesindeki seviyelerin üzerine çıkarak yaklaşık yüzde 4,74’e ulaştı. 10 yıllık tahvilin getirisi de yüzde 5 seviyesini aştı.
Getirilerdeki yükseliş, tahvil yatırımcılarının önümüzdeki dönemde para politikasının daha sıkı kalabileceği ihtimalini fiyatladığına işaret etti.
Uzun vadeli tahvillerde farklı dinamikler
Tahvil piyasasında kısa ve uzun vadeli getirilerin farklı etkenlere tepki vermesi de dikkat çekti. Kısa vadeli tahvillerde Fed’in faiz kararlarına ilişkin beklentiler belirleyici olurken, uzun vadeli tahvillerde enflasyon görünümü, yüksek kamu borçlanması ve mali riskler öne çıktı.
Vantage Global Prime Piyasa Analisti Hebe Chen, kısa vadeli tahvillerde Fed’in yeni sıkılaştırma ihtimalinin daha fazla fiyatlanması gerektiğini söyledi. Chen, uzun vadeli tarafta ise enflasyon ve kamu maliyesine ilişkin endişelerin önemini koruduğunu belirtti.
Fed’in güvenilirliği yeniden gündemde
JPMorgan Asset Management Portföy Yöneticisi Priya Misra, piyasalardaki tartışmanın Fed’in güvenilirliğinden, bankanın enflasyonu yeniden hedefe çekme çabasının ekonomik sonuçlarına kaydığını ifade etti.
BlackRock Kıdemli Portföy Yöneticisi Jeffrey Rosenberg de toplantının, Warsh’ın enflasyonla mücadele yaklaşımını ortaya koyması bakımından önem taşıdığını söyledi.
Piyasaların odağında yeni kararlar var
Eylül ayındaki faiz artışının ardından yatırımcıların gündeminde, Fed’in gelecek toplantılarda vereceği mesajlar ve açıklanacak enflasyon verileri bulunuyor. Warsh, son basın toplantısında gelecekteki faiz kararlarının önceden belirlenmediğini vurguladı.
Önümüzdeki dönemde kısa vadeli tahvil getirilerinin Fed’in olası yeni faiz adımlarına ilişkin beklentilere, uzun vadeli getirilerin ise enflasyon, büyüme ve kamu borçlanmasına nasıl tepki vereceği izlenecek.




