Türkiye 2050’ye kadar 20 GW nükleer güç hedefliyor
Türkiye, 2050’ye kadar 5 GW’ı küçük modüler reaktörlerden oluşacak şekilde en az 20 GW nükleer güç kapasitesine ulaşmayı planlıyor.
Türkiye, enerji güvenliğini güçlendirmek ve elektrik talebindeki beklenen artışa hazırlanmak amacıyla nükleer enerji yatırımlarını genişletiyor. Ülke, 2050’ye kadar 5 gigavatı küçük modüler reaktörlerden oluşacak şekilde en az 20 GW nükleer güç kapasitesine ulaşmayı hedefliyor.
Avusturya’nın başkenti Viyana’da düzenlenen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 70. Genel Konferansı’nda Türkiye’yi temsil eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Nükleer Enerji Genel Müdürü Salih Sarı, ülkenin enerji politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Sarı, Türkiye’nin ulusal enerji stratejisinin sürdürülebilir kalkınma, enerji arz güvenliği ve 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Önümüzdeki yıllarda elektrik tüketiminin önemli ölçüde yükselmesinin beklendiğini aktaran Sarı, bu ihtiyaca karşı nükleer ve yenilenebilir kaynaklar başta olmak üzere üretim kapasitesinin çeşitlendirildiğini ifade etti.
Toplam 4,8 gigavat kurulu güce sahip Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde ilk ünitenin inşasının tamamlandığını bildiren Sarı, ünitenin devreye alınmasına yönelik çalışmaların son aşamaya geldiğini söyledi. Türkiye’nin bu yıl içinde nükleer enerjiden elektrik üretmeye başlayan ülkeler arasına katılmasını umduklarını belirten Sarı, yeni nükleer santral projeleri için hazırlıkların da devam ettiğini kaydetti.
Sarı, “2050’ye kadar 5 gigavatı küçük modüler reaktörlerden oluşmak üzere en az 20 gigavat nükleer güç kapasitesine ulaşmayı hedefliyoruz” dedi. Bu hedef doğrultusunda büyük ölçekli santraller ile küçük modüler reaktörler gibi ileri teknolojilerin birlikte değerlendirileceği dengeli ve çeşitlendirilmiş bir portföye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Sarı ayrıca UAEA’nın Nükleer Uyumlaştırma ve Standardizasyon Girişimi’ne önem verdiklerini dile getirdi.
TR-2 Araştırma Reaktörü için lisans süreci tamamlandı
Türkiye’nin nükleer bilim ve teknoloji altyapısını barışçıl amaçlarla geliştirme çalışmaları kapsamında TR-2 Araştırma Reaktörü’nün lisans sürecinin Ağustos 2026’da başarıyla tamamlandığı açıklandı.
Bu gelişmenin ve UAEA’nın devam eden desteğinin, reaktörün araştırma, eğitim ve nükleer alanda insan kaynağı yetiştirme amacıyla daha etkin kullanılmasına olanak sağlayacağını belirten Sarı, nükleer teknolojilerden gıda güvenliği, tarım, sanayi, su yönetimi, sağlık ve çevrenin korunması gibi alanlarda da yararlanıldığını söyledi.
Türkiye, kanserle mücadele girişimine destek veriyor
Türkiye’nin UAEA tarafından kanserle mücadele amacıyla yürütülen “Rays of Hope” girişimine aktif katkı sunduğunu belirten Sarı, Ege Üniversitesi’nin bölgede girişimin “Destek Merkezi” olarak faaliyet gösterdiğini hatırlattı.
Üniversitenin klinik, eğitim ve araştırma altyapısıyla radyasyonun tıpta kullanımı, tanısal görüntüleme ve nükleer tıp eğitimi alanlarında bölgesel kapasitenin gelişmesine katkı sağladığını aktaran Sarı, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını da anımsattı.
Sarı, COP31 sürecinde nükleer enerjinin enerji güvenliği, karbonsuzlaşma ve sürdürülebilir kalkınmaya sunduğu katkının gündemde tutulacağını vurguladı.




